Afrika’nın Kalbi: KAMERUN


Afrika’nın Kalbi: KAMERUN

Kamerun, Afrika’nın kalbinde bulunan bir ülkedir. Kuzeyinde Çad, güneyinde Gabon, Ekvator Ginesi ve Kongo, batısında Nijerya, doğusunda ise Orta Afrika Cumhuriyeti bulunmaktadır.

Kamerun, İngilizce ve Fransızca olmak üzere resmî olarak iki dili bulunan, laik, demokratik ve gelişme yolunda olan bir ülkedir. Kamerun, bağımsızlığını 1 Ocak 1960 tarihinde kazanmıştır. İlk cumhurbaşkanı da Ahmadou Ahidjo’dur. İslamiyet’in ülkemize ilk olarak girdiği kuzey bölgesinden seçilen bu cumhurbaşkanı, Müslümandı ve İslam’ın yayılmasına destek oldu. Daha sonra Paul Biya tarafından 1982 yılında Ahidjo’ya darbe yapıldı. Paul Biya Hıristiyan. Günümüzde de onun cumhurbaşkanlığı devam ediyor. Eğer başa Hıristiyan bir cumhurbaşkanı geçmeseydi, ülkemizde İslam daha yaygın olurdu ve Müslümanların sayısı eskiye nazaran azalmazdı.

Yönetim demokratik olduğu için, Müslüman bakanları yönetimde görebiliyoruz. Bunlar :

- Millet Meclisi Başkanı : CAVA YEGUE DJIBRIL

- Maliye Bakanı : ALAMINE

- İletişim Bakanı : ISSA TCHIROMA BAKARI

- Tarım Bakanı : TAIGA

- Spor Bakanı : ADOUM GAROUA

- Temel Eğitim Bakanı : KHADIDJA YOUSSOUF ALIM

Bunlardan başka yüksek rütbeli Müslüman devlet adamları da mevcuttur. Genellikle Kamerun’da dinî özgürlük vardır. Ancak Müslümanlar, yönetim kademelerine yükselmek için fazla faal değiller.

KAMERUNDA MÜSLÜMAN HALK

Kamerun’un 21 milyonu bulan nüfusunun yüzde 20’sini Müslümanlar oluşturuyor. 10 eyaletten 3’ü Müslüman eyaletidir. Bunlar ; Kuzey, Kuzey sınırı ve Adamaoua eyaletleridir.

Foulaniler, göçebe hayatı yaşayan, çoban bir millettir. 19. asrın başlarında, ticaret yoluyla ve Kadirî, Ticanî tarikatları vasıtasıyla İslamiyet’i Afrika’nın doğusunda yaymışlardır. Kadirî ve Ticanî tarikatleri, kuzeydeki eyaletlerde daha yaygındır. 1900’lü yılların başlarında o eyaletleri fethedip, oradaki insanların Müslüman olmalarına vesile olmuşlardır.

İslam’ın Kamerun’un kuzey bölgesinde yaygınlaşmasında, Ousman Dan Fodio isimli bir kimsenin de etkili olduğu rivayet edilir.

İslamiyet, Kamerun’un kuzeyine ve batısına hakim olunca, örf ve âdetler de bu durumdan etkilenmiş ve böylece İslamiyet burada yaşayan bir din haline gelmiştir.

Günümüze kadar Kamerun Müslümanları dışa kapalıydılar ve tebliğ faaliyetlerinde bulunmuyorlardı. Hiçbir şekilde gayrimüslimlerle iletişim kurmuyorlardı. Kadınlar ve genç kızlar evin dışına çıkmıyorlardı. Bu husus Müslüman erkekler tarafından yanlış yorumlanmış, kadınları ve genç kızları esirlerle bir tutmuşlardır. Bu da okuma-yazma bilen kişi sayısını azaltmış ve erken yapılan evliliklere neden olmuştur. Eğitilmemiş bir anne, çocuklarını nasıl eğitebilir?

Müslümanların çoğunlukta olduğu 3 eyalet dışında, diğer eyaletlerde Müslüman hanımlar ve genç kızlar başörtüsü takmak zorunda değil. Sadece evli ve yaşlı hanımlar başlarını örtüyorlar. Onlar da sadece ince bir başörtü örtüyorlar. Bu yüzden de hanımlara ve genç kızlara tesettürü tebliğ etmek çok kolay olmuyor.

Burslu talebelerin, dinî eğitim almak için Arabistan, Sudan, Filistin, Mısır gibi Müslüman ülkelere gitmesi üzerine İslamiyet Kamerun’da daha çok yaşanmaya başlamıştır. Bizler de günümüzde İslamiyet’i yaşamaya çalışıyoruz.

Müslüman ülkelere eğitim almaya giden talebeler, Kamerun’a döndüklerinde, İslam’ın ilime, eğitime ve tesettüre verdiği önemi, hanımlara saygıyı davranışlarıyla göstermişlerdir. Bu süreçte aşırıya kaçanlar, « Vehhabî » olarak adlandırılmışlardır. Hatta bazıları Kamerun’un batısında bir camiide Cuma namazı esnasında Bamounlar tarafından yakılma tehlikesi ile karşı karşıya kalmışlardır.

Günümüzde İslamiyet yavaş yavaş Kamerun’un güneyine de tesir etmeye başlamıştır. Bunda gönüllü kadın ve erkek Müslümanların kurduğu vakıf ve derneklerin etkisi büyüktür.Bu kuruluşlardan bazıları şunlardır:

WAMI: (Suudi Arabistan kökenli bir organizasyon) Faaliyetlerine geçen asırdan itibaren başlamış, farklı bölgelerde okullar, sağlık ocakları ve camiler yaptırmış, kuyular açtırmış bir kuruluştur.

Camilerinin en büyüğü, Tsinga’da bulunan camiidir. Bu camiye seçkin insanlar gelir ve oranın halkı ile beraber namazlara katılırlar. Suudi Arabistanlı bir imam da bu camiide namazları kıldırmaktadır.

Bu organizasyon, her gün Müslüman olsun olmasın bütün insanlara İslamiyeti öğretmek için gayret gösteriyor. Ulusal bir televizyon kanalında bir saat boyunca yayınlanan “İslamiyeti Tanımak” isimli dîni bir yayının bütçesine de katkıda bulunuyor.

ACAMAS: (Kamerunlular Yardım ve Dayanışma Derneği) Türklerin kurduğu bir organizasyon olup 2009 yılından itibaren yerel dernekler ile OFIF (Sınırsız İslamiyet İçin Kadın Organizasyonu) ve ACEC (Kültür ve Eğitim Derneği) gibi derneklerin yardımıyla camiler, okullar, kuyular yaptırmış ve genç kızlar, kadınlar için eğitim merkezleri inşa ettirmiştir. Bu dernek, Kamerunlu hanımlara her yönden destek oluyor. Bizler de bu vesileyle Kamerunlu talebeler olarak burada, Türkiye’deyiz. Ayrıca bu dernek yetim ve öksüzlerin, Müslüman genç kızların ve kadınların eğitimi ve bakımı için gayret sarf ediyor.

CAMVA: (Kamerun Müslüman Kadınlar Derneği) Bu dernek özellikle hac ibadeti için duyarlılık ve bilgilendirme seminerleri düzenliyor. Ramazan ayında muhtaçlara yardımda bulunuyor. Genç kızlar için bir okul yaptırmış ve “İslam Budur” isimli bir dergi çıkartmıştır.

CAMSU: (Kamerun Müslüman Talebeler Birliği) Derneğin amaçları talebelere kitapçıklarla, seminerlerle yardım etmek ve onları İslamî duyarlılığa sahip kılmaktır. Bütün eyaletlerde şubeleri vardır, merkezi ise Yaounde’dedir. Cuma günleri “İslam Vitrini” adında bir saatlik bir yayınları da mevcuttur.

AFFADA: (Adamaoua’lı Genç Kızlar ve Kadınlar Derneği) Kamerun, genel olarak belirli bir mezhebe bağlı değildir. Ancak çoğu Kamerunlu Malikî mezhebine mensuptur. Müslümanlar, kendilerini Hıristiyanlara sünnî sosyalist olarak tanıtıyorlar. Bu nedenle bazı Hıristiyanlar Müslüman kültürü hakkında müspet düşüncelere sahip.

 

Kamerun’da ilköğretimde ve lisede başörtüsü kesinlikle yasaktır. Önceleri, üniforma giyme zorunluluğu olmayan okullarda başörtüsüne izin verilmişti. Ama artık bütün okullara üniforma mecburiyeti getirildiği için bu serbestlik de ortadan kalktı. Bu yasaklar genelde merkezdeki okullarda var. Buna rağmen genç kızlar, çantalarına koydukları başörtüleri okul çıkışında örtüyorlar. Üniversitede ise başörtü örtmek serbesttir. Çünkü geçen yıl Müslümanların hukukunu koruyan bir kanun kabul edildi. Buna göre İslam isteyen herkese rahatça öğretilebilir. Millet meclisine de bir yasa tasarısı sunuldu. Bu yasa, Müslümanlara diğer okullara da başörtülü gitme imkânını sunacak inşallah.

Gündelik hayatta veya iş yerlerinde Müslümanlar, ayrımcılığa ve hakarete maruz kalmıyor. Müslüman kadınlar, kıyafetlerinden dolayı merak uyandırıyor, bazen onlarla dalga geçiliyor. Ama bunun ötesinde zarar görecek bir şeyle karşılaşmıyorlar.

 

CAMİLER VE CAMİLERİN FONKSİYONLARI

Kamerun’da camiler faal durumdadır. Büyüklü küçüklü birçok camii vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

Yaounde Merkez Camii: Şeyh ibrahim Moussa camiinin imamıdır. Ibrahim Moussa, 80 yaşında bir imamdır ve 50 seneden fazla bir zamandır bu camiinin imamlığını yapmıştır. Bu cami ülkede inşa edilen ikinci camidir. İbrahim Moussa, diğer cami imamlarına, cuma namazında okumak üzere günümüze uyan hutbeler hazırlamaları, camiide manevî bir hava sağlamaları ve halka doğru İslamî bilgileri vermeleri için dersler veriyor. Çünkü ona göre, imamlar dindar olurlarsa bir güç oluştururlar ve halkı değiştirebilirler.

Bamenda Merkez Camii: Kuzeybatıda bulunan bu camiinin imamı, El-Hâc Baba Malam Shaibu’dur. 90 yaşındadır. Cemaatinin 5000 kadar olduğu tahmin edilmektedir. Hayatının son 40 senesini bu cemaatle geçirmiştir. Adamoua Ngaouandere Camii : İmamlığını Mahmoud Ali yapmaktadır. Kendisi 45 yaşında olmasına rağmen kendisinden daha küçüklerin ve büyüklerin, sultanların ve ulemanın istişaresi neticesinde imamlığa seçilmiştir. Önce Ngaouandere Kur’an Kursu’nda, daha sonra Garoua Kur’an Kursu’nda sıkı bir dinî eğitim almıştır. Akabinde 7 sene boyunca Medine İslam Üniversitesi’nde Kur’an eğitimi görmüştür. Ona göre Kur’ân’ı, sûreleri ile birlikte tanımak, Arapça’yı ve yerel dilleri bilmek; Müslüman cemaate faydalı olmak için lazım olan özelliklerdir.

Douala Merkez Camii: Malik Faruk, 36 yaşında bir imamdır. Bu camide imamlık yapmaktadır. Malik Faruk, bu camiide 5000 kişiye hitap etmektedir. Bu camii ile birlikte 27 camiyi ve birçok Kur’an Kursunu da idare etmektedir. Kahire El-Ezher Üniversitesi’nde din eğitimini tamamlamıştır. Babası ve dedesi gibi o da imam olmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’e ve fıkıh ilmine çok hakimdir. Bunun yanında hukuk ilminde de oldukça yetkin bir isimdir.

Merkez Camii: 1967′de inşa edilmiştir. Pamboudem Mbouobuo, caminin imamıdır. Bamounların kralı tarafından seçilmiştir. Arabistan’da eğitim görmüş ve İslamî ilimler sahasında büyük hocalardan eğitim almıştır.

Bütün bu saydığımız ve sayamadığımız camiler ve imamlar, İslam’ın ülkemizde yayılması ve yaşanması için gayret göstermektedirler. Genel olarak Kamerun’daki Müslümanların ihtiyaçları şunlardır:

Dinî faaliyetler, daha çok Yaounde’de ve kuzey ve batı Kamerun’da yapılıyor. Merkezde, şehrin her bir köşesinde cami var. Ancak ilçelerde, şehir çevresinde ve köylerde maalesef yeterli sayıda cami yok.

Kuzeyde Müslüman kesim daha çok olduğu için tamamen Müslümanlara ait olan bazı okullar var.

Mahremiyete dikkat eden ve hem dinî hem ilmî eğitim veren okullara ihtiyaç var.

Okulda eğitim alamamış olan genç kızlar ve kadınlar için eğitim merkezlerine ihtiyaç var.

Özellikle Kamerun’un kuzeyinde Müslümanların sayısı çok olduğu için camiler insanlara az geliyor. Ayrıca camiler şehir merkezine uzak olduğu için gençler cemaatle namaza katılamıyor.

Hayatı olumsuz yönde etkileyen en büyük sorun, kuyuların olmaması. Pis suların meydana getirdiği hastalıklardan (kolera, dizanteri v.b) korunmak ise mümkün olmuyor. Bu durum şehirlerde de yaşanıyor, köylerde ise durum daha kötü. Bu yüzden kuyulara büyük ihtiyaç var.

Kadınlara ve erkeklere göre olan, yani mahremiyete dikkat eden hastanelere ihtiyaç var. Günümüzde Kamerun’daki hastaneler gayrimüslimler tarafından yönetiliyor. Bu sebepten dolayı Müslüman hanımlar hastalandıklarında hastaneye gitmemeyi tercih ediyorlar. Buna bağlı olarak ölüm oranları – özellikle gelişmemiş olan yerlerde- artıyor.

Sağlık ocakları, sosyal tesisler, gençlik merkezleri, halk tarafından unutulmuş, halktan sayılmayan ve eğitim görememiş olan özürlüler için rehabilitasyon merkezleri, Kamerunluların ihtiyaç duyduğu en önemli hizmetlerden sadece birkaçı.

Biz inşaallah Müslüman kardeşlerimizin destekleri ve kendi içimizdeki coşkun faaliyetlerle Afrika’nın kalbinin İslam’la dolacağına inanıyoruz.

 

Yazan: Nafisa Tame-Safia Hassan-Layla Adama

Çeviren: Tuğba Gözübüyük

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>