İKİ MEŞHUR AMERİKALI MÜSLÜMAN


İKİ MEŞHUR AMERİKALI MÜSLÜMAN

 

Yazan: Jackie Melek Oyludağ

Tercüme: Nursel Oyludağ

Muhtemelen Malcolm X ve Muhammed Ali kadar meşhur olan iki Amerikalı Müslüman yoktur. Onlar, Amerika’da İslâm mücadelesinin temsilcisi olmuşlardır. Bunun sebebi, ikisinin de İslâm’a sonradan girmesine rağmen toplumun dışında kalan bir “Mooslim” (Müslümanları aşağılamak için kullanılan bir kelime) olmaktan çıkıp topluma intibak etmiş Müslümanlar olmalarıdır. Önce kendi kalplerinde Müslümanlığın ne demek olduğunu, sonra Amerika’da Müslümanlığın ne mânâya geldiğini anlamaları gerekiyordu. İkisinin de aileleri, sıkıntıları ve sosyal hayatları vardı.  İkisi de, İslâm’ın anlaşılmadığı bir yerde İslâm’a girmenin avantajlarını ve dezavantajlarını yaşadılar.

Malcolm_X_

MALCOLM X                                          

Malcolm X, 1925 yılında “Sivil Haklar Hareketi”nin başladığı bir zamanda, Nebraska’da, Malcolm Little adıyla dünyaya geldi. Babası hem vâizdi hem de marangozluk yapıyordu. Bazen evini geçindirmek için kümes hayvanları da satardı. Aynı zamanda “Sivil Haklar” eylemcisiydi ve “Black Nationalism” (Siyahî Milliyetçilik) veya “Pan-Afrikanizm” olarak bilinen grupları destekliyordu.  Malcolm’un babası, soyu Afrika’ya dayanan herkesin bir araya toplanıp güçlü bir mesajı olan bir siyasî parti kurmaları ve kendi ferdî haklarını kazanmaları gerektiğine inanıyordu.

Malcolm 6 yaşındayken babası şüpheli bir şekilde öldü. Malcolm küçük olmasına rağmen “Klu Klux Klan” ve “Black Legion” grubuna birçok defa rastlamıştı. Babası eylemci olduğu için ailesi iki grubun da hedefi olmuştu. Malcolm, ailesinin çektiği acıları görmek zorunda kaldı, hatta iki defa evinin yakılıp yerle bir edildiğine şâhit oldu. Babasını kaybettiğinde Malcolm annesini de kaybetmiş sayılırdı. Zavallı kadın yavaş yavaş depresyona girdi, bir akıl hastanesine yatırıldı, sonra da orada vefat etti.

Bu acılara maruz kalması, babasının eylemcilik sürecinde yaşadıkları ve akabinde vefat etmesi, sonra annesinin kaybı, Malcolm’un bundan sonraki hayatına şekil verdi. 14 yaşına geldiğinde, ”Sivil Haklar Hareketi”yle başlayan ırklar arası savaş ve nefretten dolayı her şeyini kaybetmişti. 15 yaşına geldiğinde okulu bıraktı ve New York’a gitti. Orda hızlı bir şekilde suç dünyasına girdi ve uyuşturucu satmaya başladı. 1946 yılında, 21 yaşındayken 10 sene hapis cezasına çarptırıldı. Hapisteyken hayatının yönü tamamen değişti.

O sırada ismi “İslâm Milleti” olan dinî bir hareket hızla büyümeye başlamıştı. Bu grup, “Black Nationalism” grubunun bazı görüşlerini İslâm’la birleştirdi. Lideri Elijah Muhammed idi. Malcolm hapisteyken Müslüman olmuştu, mü’min kardeşleri, ona İslamî kâideleri öğretmeye başladılar. Malcolm hapiste kaldığı seneler boyunca, evvelki yıllarda okulu bıraktığı için öğrenemediklerini öğrenmekle ve kütüphanede her konuda kitap okumakla meşgul oldu.

Hapisten çıktıktan sonra Detroit’e döndü ve doğruca Elijah Muhammed’in yanına gitti. Burada “İslâm Milleti”nin kâidelerini öğrendi. Onunla hareketi yaymak için çalıştı ve New York’a Harlem İslâm Milleti İbadethânesi sorumlusu olarak geri döndü. Kısa bir süre sonra da Boston sorumlusu oldu. Aynı zamanda Elijah Muhammed’in ve “İslâm Milleti”nin prensiplerini yaymak için “Muhammed Konuşuyor” adlı gazeteyi çıkarmaya başladı.

Sekiz sene boyunca Malcolm X, “Sivil Haklar Hareketi”nin radikal ve muhteris bir kurmayı idi. O kadar ilerledi ki; kendisini ve hareketinin ideolojilerini Dr. Martin Luther King’in “Barışçı Sivil İtaatsizlik Hareketi”nin alternatifi olarak öne sürdü. Ona göre ya Dr. King’le uğraşacaklardı ya da kendisi ile “Malcolm X“le yüz yüze geleceklerdi. Bu şekilde Dr. King’in barış isteğini desteklediğini düşünüyordu.

1964 senesi, Malcolm X için bir dönüm noktası oldu. O sene hacca gitti ve orda “Elijah Muhammed’in İslâmı”ndan çok farklı bir İslâm gördü. Amerika’ya döndüğünde daha az öfkeliydi ve gerçek huzura -Mekke’de hissettiği ve gördüğü huzura- ulaşabileceğini umut ediyordu. İslâm’ın, yani huzur dininin onun için son nokta olduğunu göstermek için ismini son bir kez değiştirdi ve El-Hac Mâlik El-Şahbaz oldu. Bunun akabinde dünyaya verdiği mesaj da değişti.

Eski mesajı “Barış mesajı içeren devrim olamaz, diğer yanağınızı uzatarak devrim yapamazsınız. Şiddetsiz devrim diye bir şey yoktur.” idi.

Yeni mesajı ise “Müşahade ettiğim gerçek kardeşlik, bana öfkenin bir kişiyi kör edebileceğini gösterdi. Kansız devrim yapabilecek ilk ülke Amerika’dır.” oldu.

Hac, onun kalbini bu kadar etkilemişti.

Barışı esas alan bir devrim vaazı verdikten bir yıl sonra, Malik Al- Şahbaz, “İslâm Milleti”nden olan üç kişi tarafından öldürüldü. Ortadan kaldırmak için bütün gücüyle uğraştığı nefret, onun katili oldu.

İslâm’a giren herkes, dînini değiştirdikten sonra bir dereceye kadar kalbiyle çatışmıştır. Bu, su götürmez bir gerçektir. Çoğu insan, kendi geçmişini kabul etmek ve keşfedilmeyi bekleyen gelecekle yüz yüze gelmek durumundadır. Bu gelecek; barışa, huzura ve teslimiyete götürecektir.

 

muhammed-ali-clay

                    MUHAMMED ALİ

Muhammed Ali, Malcolm X’ten tam 17 sene sonra, 1942 yılında doğdu. Adı, Cassius Clay’dı. Kentucky’de, ayırımcılığın ortasında büyüdü. O zamanlarda “Siyah Amerikalılar” ve “Beyaz Amerikalılar” aynı ülkede yaşayan fakat tamamen farklı olan iki topluluktu. Bundan dolayı Cassius da Malcolm gibi önyargı ve ayrımcılık dolu çok zor bir hayata maruz kaldı. Malcolm’da olduğu gibi Cassıus da manevî yolculuğuna başladığında “İslâm Milleti”ne yöneldi. İlk başta kendisine Cassius X demeye başladı. Bu “X” ifadesi, Afrika’da bilinmeyen ve kaybolan soylarını temsil ediyordu. Sonradan ona Muhammad Ali ismini veren Elijah Muhammed oldu.

Muhammad Ali, Malcolm X’le birkaç hafta geçirmişti. Fakat Malcolm X, 1964 yılında “İslâm Milleti”nden ayrıldıktan sonra hâin olarak yaftalandı. Muhammed Ali’ye de ondan yüz çevirmesi söylendi. Daha sonraları Muhammad Ali, hayatı boyunca yaptığı en büyük hatanın Malcolm X’e sırtını dönmek olduğunu söyleyecekti.

Muslim Muhammad

Muhammad Ali’nin 12 yaşından beri hızla yükseldiği boks dünyası, onun aynı zamanda en dibe düşmesine de sebep oldu. “İslâm Milleti”nin yürüttüğü “Sivil Haklar Hareketi” radikal bir hareket olmasına rağmen, 1967 yılında Muhammad Ali “Savaşmak dinime uygun değil.” diyerek Vietnam Savaşı’na katılmayı reddetti. Fakat ordu, onun mesleğinin şiddet içerdiğinden haberdârdı. Beyazlardan oluşan bir jüri tarafından askerlikten kaçmaktan suçlu bulundu. Askere gitmediği için Dünya Boks Birliği onun dünya şampiyonluğunu geri çekti. Hayatının çelişkilerle dolu olduğunu fark ettiren bu ceza, Muhammad Ali’nin boksu bırakmasına neden oldu. Bu da manevî hayatına odaklanmasına imkân tanıdı. Bu davranışında belki Malcolm’u kaybetmesinin etkisi de vardı.

1970 yılında tekrar boksa başladı ama dinini daha iyi öğrenmek için 1976′da boksu tekrar bıraktı.1967 yılında çekildiği ilk inzivâdan sonra grubun ideolojilerinden ayrıldı ve “İslâm Milleti”nin öğretilerinden başka bir İslâm olduğunu öğrendi. Ondan sonra boksu tedrîcen bıraktı ve 1979′da jübilesini yaptı. O günden sonra sadece birkaç müsabakaya katıldı. 1980 yılında Muhammad Ali’de parkinson hastalığının belirtileri görülmeye başladı.

2005 yılında Muhammad Ali, yönünü tasavvufa çevirdi. Bazıları bunu “en büyük” derecesine eriştikten sonra parkinson yüzünden gücünü kaybetmesinin verdiği eziklik duygusundan kaynaklandığını söylerler. Hangi sebepten olursa olsun, Muhammad Ali tasavvufta teselli buldu ve hayatına tasavvufî bir nizam verdi.

Muhammed-Ali-Picture-294

Bu iki adam, Amerika’da Müslüman olmanın muazzam örnekleri olmuşlardır. Muhtelif öğretiler arasında kalmak, çoğunlukla da bir taassubu diğer bir taassupla tebdîl etmek, istisnaî değil aksine normal bir durumdur. Mücadelelerin ilk kısmı; toplumda kabul edilen fakat dinlerinde kabul edilmeyen bir meslek grubunda çalışmak ve aynı zamanda da yeni dinleri ile gençliklerindeki ideolojilerin arasında denge kurabilme husûsunda söz konusu olmaktadır.

 

Bu iki adamın hikâyelerini paylaşan, anlayan, yaşayan çok kişi vardır. Beyaz veya siyah fark etmez, dinini değiştiren kişiler için durum farklı değildir. Bu iki adamda olduğu gibi aile, kariyer ve hatta politik görüşler bile zorlayıcı hatta kafa karıştırıcı olabilmektedir.

x-ali

Malcolm X (Hac Malik El-Şahbaz) ve Muhammad Ali, günümüzde dinini değiştirenlere güzel birer örnek oldular. Zira onlar zemini hazırladılar ve arkalarından gelenlere yürünecek bir yol açtılar.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>